Kemal Öztürk

Kemal Öztürk

Yenişafak Gazetesi
Kemal Öztürk

Kral'dan Sonra, Kaşıkçı Krizinde Yeni Senaryo

İnternet Medya -

Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesinden sonra Suud cephesinde bir hareketlilik ve değişim var. Ortada bir senaryo dolaşmaya başladı. Bu konuyu birazdan anlatacağım. Sahadan birkaç bilgi vererek, Suud cephesindeki değişimin gerçek olup olmadığını anlatayım önce.

Biliyorsunuz cinayetin duyulmasından kısa süre sonra Prens Selman, 'Türkiye isterse konsolosluğu arayabilir' diye açıklama yapmıştı. Herkes bunun bir özgüven ve cinayetten uzak birinin açıklaması diye okumuştu.

Oysa sahada gerçek öyle değildi. Önceki güne kadar Suudiler aslında konsolosluğun sadece bir odasına girilmesine ve birkaç dolabın aranmasına izin vermişti. Türkiye de bu yüzden girmiyordu içeri.

Açıklama ile sahadaki durum çelişkiliydi. Ancak şimdi durum öyle değil.

SUUD KRALI'NIN ARAMASINDAN SONRAKİ ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER

Suud Kralı'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aramasından sonra durumun farklılaştığını gördüm. O yüzden de Kaşıkçı soruşturmasını yürüten ekipten önemli bir isimle görüşerek bunun sahaya yansıyıp yansımadığını konuştum:

'Gözle görülür bir ilerleme var. Suudi Arabistan ekibi bize yardımcı olmak için istekli. Öncekiler gibi değil. Kral'ın Cumhurbaşkanımız'la görüştükten sonra bir talimat verdiği anlaşılıyor' dedi.

Doğrusu Kaşıkçı suikastı için radikal bir rota değişiminin işareti bu olsa gerek. Gerek diplomasi kaynakları, gerek güvenlik kaynakları Kral'ın olaya el koymasından sonra ciddi bir değişim yaşandığını teyit ediyorlar.

CESET BUHARLAŞTIRILMIŞ OLABİLİR

Güvenlik kaynağının aktardığı son bilgiyi de vererek, senaryo meselesine geleyim.

Soruşturmada en kritik konu cesedin bulunması. İstanbul'un Belgrat Ormanları da dahil her tarafı titizlikle aranıyor. Ancak cesedin konsolosluk ve konsolosluk konutu arasında 'buharlaştırılmış' olma ihtimali gittikçe ağırlık kazanıyor. Bunu asit bidonları ya da başka bir şekilde yapmış olabilirler. Güvenlik birimleri bu ihtimali de dillendiriyor.

O nedenle konsolosluk ve konutta yapılan aramalar hayati önem değerinde. Ceset bulunamazsa, burada bulunacak deliller cinayette önemli kanıt olacak. Tüm deliller adli tıp kurumuna gönderilecek ve sonuç beklenecek.

KRİZDEN ÇIKIŞ SENARYOSU ABD-SUUD YAPIMI GİBİ

Gelelim senaryo meselesine. CNN International'ın haberine göre, cinayeti 15 kişinin ve konsolosun üzerine yıkıp, devleti bu işten sıyırma planları yapıyormuş Riyad. Başkan Trump'un, 'cinayeti 'serseri katiller' (Rogue Killers) işlemiş olabilir' açıklamasını da bununla birlikte okumak lazım. Bu nedenle senaryo, ABD-Suud ortak yapımı gibi geldi bana.

Hatırlayanlar olacaktır, daha önce 10 Ekim 2018 günü bu köşede çıkış yolu konusunda şöyle yazmıştım:

'Suud, bu cinayeti devletin bilgisi dışında işlendiğini, konsolos dahil, zanlıları ifşa ederek yargıya teslim edilmesini sağlarsa ve Türkiye'den özür dilerse, kriz o kadar derinleşmez ve yayılmaz.

Cinayet mahalli her ne kadar diplomatik misyon olsa da, cinayet emrini veren devlet yetkilileri ve bürokratların, rutin dışına çıkarak emir vermelerini de soruşturma kapsamına alabilir Suud. İpin ucu Prens Selman'a kadar gider o zaman. İşte ondan kurtulmak isteyen iç ve dış çevreler için bundan daha güzel bir fırsat olamaz.

Aksi takdirde, bu cinayetin Suud devletinin bir operasyonu olduğu ortaya çıkar ve 'haydut devlet' kategorisine girer.'

Anladığım kadarıyla Suud-ABD bu senaryoyu hayata geçirecek. Zaten bu cinayetten en iyi çıkış yolu budur her ikisi için de. ABD 100 milyar dolarlık silah satışından, Suud Kralı da iktidardan vazgeçmez.

PRENS SELMAN İKTİDARDAN UZAKLAŞABİLİR

Ancak şöyle bir değişiklik yapacaklardır. Katillerin bir kısmı her ne kadar Prens Selman'ın korumaları olsa da, Kral oğlunu bu cinayete bulaştırmayacaktır. Son tahlilde oğlu. Ama onu veliaht koltuğundan da indirecektir. Yerine kimin geleceği konusunu sanırım apar topar Riyad'a uçan ABD Dışişleri Bakanı ile şu sıra görüşüyordur.

Türkiye böyle bir senaryoya diplomatik olarak itiraz etmez sanırım. Sonuçta bir devlet olarak en çok isteyeceği, katillerin bulunması, cezalandırılması ve resmi özürdür.

Ancak BAE ve Suud merkezli düşmanca tavırların artık bitirilmesi ve her alanda iyi ilişkilerin kurulması için talepte bulunacaktır. Yakında körfez medyasında Erdoğan güzellemeleri görürseniz şaşırmayın. Kral emir vermiştir muhtemelen!

Türkiye bu operasyonu mükemmel derecede yürütüyor. Siyaset, diplomasi, istihbarat, emniyet, iletişim hep birlikte çok iyi iş çıkartıyor.

Sanırım bu hafta içinde durum netleşecek ve katiller ortaya çıkacaktır. Biz de yapanların ve azmettirenlerin yüzlerine tükürüp; meslektaşımız, dostumuz, Müslüman kardeşimiz Cemal Kaşıkçı'yı dualarla anacağız.