Hatice Karahan

Hatice Karahan

Yenişafak Gazetesi
Hatice Karahan

Cezayir Yolunda

İnternet Medya -

Birazdan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Afrika ziyareti için yola çıkmak üzereyiz. İlk durağımız, kıtanın alan ve ekonomi itibariyle önde gelen ülkelerinden Cezayir olacak. Malumunuz, Kuzey Afrika'nın bu gözde ülkesiyle tarihi bağlarımız gücünü korurken, siyasi ve ekonomik ilişkileri güçlendirme gayesi de karşılıklı olarak devam ediyor. İşte bu amacı güden Cezayir ziyareti, bir iş forumunun da yer alacağı program çerçevesinde iki ülke firmalarının işbirliğini artırmayı hedefleyecek.

HİDROKARBON BOLLUĞU

Bu doğrultuda Cezayir ekonomisinin durumuna bugün bir göz atmak anlamlı olacak. Öncelikle Cezayir deyince akla evvela, ülkenin 1950'lerde keşfedilmiş enerji kaynaklarının geldiğini hatırlamak gerek. Nitekim bu noktada, hidrokarbon ağırlığı taşıyan bir ekonomik yapıdan bahsediyoruz. Örneğin ülkenin ihracat rakamlarını incelediğimizde, %95 civarı bir payın mineral yakıtlara ait olduğu gerçeği oldukça dikkat çekiyor. Ve bir yandan da mevcut durumu çok net özetliyor. Tabii mevzubahis enerji gelirleri, aynı zamanda kamu gelirlerinin de önemli bir bölümünü oluşturuyor.

Bu bağlamda petrol fiyatlarının güzel günlerinde olayın keyfini çıkaran Cezayir, son yıllardaki gelişmelerden de haliyle olumsuz etkilenmiş oluyor. Hem petrol hem de doğalgaz nimetlerine sahip olan ülke Afrika'nın enerji üretiminde önde gelen isimlerden olsa da, Cezayir'in henüz keşfedilecek ya da faydalanılacak daha bolca rezervi olduğu da biliniyor. Tahminlere göre ülke, dünyanın en büyük kaya gazı rezervlerinden birine de sahip konumda…

YATIRIM GEREK

OPEC'in en geniş yüzölçümüne sahip üyesi olan Cezayir'de bu doğrultuda, arama ve ilgili faaliyetlerin canlanması gereksinimi var. Zira 2017 yılı özelinde üretimde bir zayıflama yaşandığını da hesaba katmak gerek. İşte hükümet de bu nedenle yatırımcıyı sahalarına çekmek için, hukuki bağlamda yola taş koyan unsurları şimdilerde ajandasına alıyor.

Dolayısıyla Cezayir'de doğalgaz ve petrol projelerine dair bir hareketlilik hedeflenirken, enerjiye olan bağımlılığı azaltmanın farkında olan hükümet diğer alanlara da ilgi göstermek gerektiğini görüyor. Neticede hidrokarbon dışı sektörlerin de ekonomiyi besleyerek istikrarlı ve sürdürülebilir bir Cezayir hikayesi yazması şart. Orta gelir seviyesindeki ekonominin basamakları tırmanması ve makro dinamiklerinde düzelme sağlayarak ilerlemesi ancak böyle mümkün olacak.

İKİZ AÇIK

Nitekim son dönemde yavaşlayan performansın da canlanması ve çift haneli işsizlik oranının gerilemesi ihtiyacı aşikâr… Özellikle genç işsizliğin %29 civarı seyrettiği bir ortamda…

Üstelik Cezayir, petrol fiyatlarından dolayı son dönemde kendisini iyice zora sokan bir ikiz açık problemiyle de baş etmek durumunda. Gelinen noktada gerek cari denge gerekse bütçe, GSYH'ye oranla çift haneli açıklarda geziniyor. Son dönemde hükümetin, bu ikiz riski elimine etmek amacıyla özellikle kamu maliyesinde birtakım önlemler aldığına şahit oluyoruz.

Tabii diğer yandan da, Cezayir'in ülkeye sermaye çekme isteği ortada… Bu bağlamda Türkiye'nin de Cezayir'e ilgisi, hem coğrafi yakınlık hem eski bağlar hem de ekonomik fırsatlar çerçevesinde sürüyor. Çelikten müteahhitlik hizmetlerine çeşitli alanlarda hayat bulan söz konusu Türk yatırımları, şimdi ülkenin girmek istediği sektörel çeşitlenme ve özellikle sanayileşme rüzgarına da ivme katıp yeni kazan-kazan durumları yaratabilir. Ülke demografik dinamizmiyle bu anlamda bir motivasyon oluştururken, Afrika'nın Avrupa'ya açılan kapılarından olması hasebiyle de bir cazibe barındırıyor.

İşte bu düşüncelerle az önce kanat açtığımız Afrika ziyareti boyunca, Sahraaltı'na da geçiş yaparak üç Batı Afrika ülkesine daha uzanacağız. Çeşitli ekonomik işbirliklerinin masaya yatırılacağı Afrika temasları üzerine yazmaya, Cuma günü devam edeceğim.