Abdullah Muradoğlu

Abdullah Muradoğlu

Yenişafak Gazetesi
Abdullah Muradoğlu

James Mattis Gidiyor Mu?

İnternet Medya -

Trump yönetimi, 'Washington Post' gazetesinin Suudi uyruklu yazarı Cemal Kaşıkçı'nın ülkesinin İstanbul Başkonsolosluğunda kaybolmasının yol açtığı yüksek gerilimle boğuşuyor. ABD'nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Nikki Haley'in istifası bu cinayetin gölgesinde kaldı. 2020'de ABD Başkanlığına aday olacağı söylenen Haley, BM'de İsrail'in çıkarlarını gözeten performansıyla dikkatleri çekmişti. Ancak ana akım Cumhuriyetçilere daha yakın görülen Haley 'serbest ticaret', 'göç' ve 'küreselleşme' gibi başlıklarda Trump ile karşıt görüşlere sahipti. Trump'ı rahatsız edecek kadar Rusya karşıtı olan Haley, göç meselesinde Trump ile çelişiyordu. Hint kökenli bir göçmen aileden gelen Haley, Trump'ın göç karşıtı danışmanı Stephen Miller tarafından yürütülen çalışmaların dışında tutulmasından rahatsızdı.

Aslında Haley, Rex Tillerson'ın azledilmesinden sonra Dış İşleri Bakanı olmayı bekliyordu. Trump'ın Tillerson yerine CIA Başkanı Mike Pompeo'yu getirmesi Haley için soğuk duş oldu. Haley her ne kadar 2020'de Trump'ın adaylığını destekleyeceğini söylese de, onu yakından tanıyanlar Haley'in Başkan olma hayalinden vazgeçtiğine inanmak istemiyorlar.

Yeni BM Büyükelçisinin kim olacağı konusunda medyada dolaşan listenin başındaysa Dina Habib Powell geliyor. Powell, Trump döneminde Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı olarak çalıştı. Trump'ın kızı İvanka ve damadı Jared Kushner'in yanı sıra eski Ulusal Ekonomi Konseyi Başkanı Gary Cohn'a yakınlığıyla bilinen Powell, Trump'ın sözde 'Ortadoğu Barış Heyeti'ndeydi. Mısır asıllı bir Hıristiyan olan Powell, 'Goldman Sachs Vakfı'nın yöneticileri arasındaydı. Powell, Cohn ile İvanka-Jared çifti radikal Sağ çevreler tarafından 'Küreselci' olarak lanse edildiler. Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı General McMaster da aynı grupta telakki edildi. Yatırım bankalarından Goldman Sachs'ın eski CEO'su olan Cohn, Trump'ın ticaret savaşlarını onaylamadığı için istifa etmişti. Powell da Ocak 2018'de Beyaz Saray'dan ayrılarak Goldman Sachs'taki işine geri dönmüştü. Trump, General McMaster'ı da azlederek yerine ünlü Neocon'lardan John Bolton'ı getirmişti.

Önceki gün 'CBS' kanalında yayınlanan '60 Dakika' programında konuşan Trump, Savunma Bakanı James Mattis'in de ayrılabileceğini söyledi. Trump Mattis'i 'Demokrat' olarak niteledi. Trump, kabinesinde bulunmalarından mutlu olmadığı bazı isimlerin yer aldığını da söyledi. Bu isimler arasında Adalet Bakanı Jeff Sessions da var. Eski Dış İşleri Bakanı Tillerson ile müttefik olan Mattis'in ayrılacağı bir süredir dillendiriliyordu. Mattis de birçok başlıkta Trump'tan farklı düşünüyordu. Mattis'in gitmesi halinde Beyaz Saray Genel Sekreteri John Kelly'nin de ayrılması bekleniyor. Kelly ile Mattis birbirilerine çok yakınlar. Adalet Bakanı Sessions'ın Robert Mueller'ın yürüttüğü 'Rusya Soruşturması' sebebiyle Trump ile arası açıldı. Trump, Mueller'ı başına saranın Sessions olduğunu düşünüyor. Bu yüzden Trump'ın Kasım seçimlerinin ardından 'daha Trumpçı' bir kabine kurması bekleniyor.

Beyaz Saray'daki bir diğer değişiklik de Trump'ın Hukuk İşleri Danışmanı Don McGahn ile ilgili. McGahn'in daha Ağustos ayında ayrılacağı duyurulmuştu. Trump ile doku uyuşmazlığı yaşayan McGahn'in Brett Kavanaugh'un 'Federal Yüksel Mahkeme' yargıçlığına seçilinceye kadar görevinin başında kalacağı biliniyordu. McGahn ile Kavanaugh, Katolik muhafazâkâr hukukçular tarafından kurulan 'Federalist Toplum'dan yakın arkadaşlar.

McGahn'in yerine gelmesi muhtemel isimler arasında ilk sıradaysa ünlü ticaret davaları avukatlarından Pat Cipollone var. Trump yanlısı bir Cumhuriyetçi olan Cipollone, Katolik bir muhafazakar bir aktivist olarak tanınıyor. Cipollone, İsrail ile Katolikler arasındaki bağları güçlendirmeyi misyon edinen bir vakıf olarak 2016'da kurulan 'The Foundation Stone Institute'de üst düzey yönetici. Cipollone için referans olan isimlerden birisiyse Trump'ın avukatlarından Jay Sekulow. Evanjelik Hıristiyan Siyonistlerin önde gelen isimlerinden Sekulow, ülkemizde adından sıkça söz ettiren Papaz Andrew Bronson'ın da avukatıydı.