Otomobil
30 Kasım 2017 Perşembe

40 milyon avro çöpe mi gitti?

Yerli otomobilin 5'li konsorsiyum tarafından yapılması kararının ardından Saab için ödenen 40 milyon avronun çöpe gittiği yönündeki eleştirilere yanıt geldi.
40 milyon avro çöpe mi gitti?

Haber 7.com yazarı Mehmet Acet,  Kasım ayı başlarında yerli otomobil için atılan dev adımın ardından malum çevrelerden gelen "Saab için ödenen 40 milyon avronun çöpe gittiği" eleştirilerin arkasındaki gerçek niyeti yazdı.

İşte Mehmet Acet'in o yazısı:

Bugünkü konumuz yerli otomobil meselesi.

TOBB'un öncülüğünde başlatılan yerli otomobil seferberliği ete kemiğe bürünmüş, Kasım ayı başında Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5 babayiğidi Beştepe'de düzenlenen törenle kamuoyuna tanıtmıştı.

Hedef, 2019'da baştan ayağa Türk malı olan yerli otomobilin prototipini ortaya çıkarmak, 2021'de de seri üretime geçmek.

Önümüzde maksimum 4 senelik bir süre var yani.

Hatırlayalım, yerli otomobil ile ilgili çalışmalar, şimdi Başbakan Yardımcısı olan dönemin Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık tarafından başlatılmıştı.

O dönem yürütülen çalışmalar neticesinde, İsveçli Saab Firması'nın fikri ve mülkiyet hakları 40 milyon avroya satın alınmış, TÜBİTAK'ta Türk ve İsveçli mühendislerden oluşan bir ekip elektrikle çalışan otomobil üzerinde çalışmaya başlamıştı.

5'li konsorsiyum devreye girince, birileri ya meselenin astını astarını araştırmadan, ya da siyasi saiklerle Saab için ödenen 40 milyon avronun çöpe gittiği yönünde tezvirata başladı.

Tıynetini 28 Şubat sürecinden bildiğimiz ağzı bozuk bir köşe yazarı, rakamı daha da şişirerek Başbakan Yardımcısı Fikir Işık yüzünden yüz milyonlarca liranın boşa gittiğini yazdı.

Yetmedi, CHP, aynı bağlamda bir grup araştırma önergesi verdi.

Araştırma önergesi Çarşamba akşamı Meclis Genel Kurulu'na gelince, Bakan Işık, Meclis kürsüsüne çıkıp, CHP'nin suçlamalarına yanıt verdi.

Şöyle dedi:

"Şu anda bu firma 9.3 modeli ile Çin'de otomobil üretimine geçerken acaba biz niye bugün yapamadığımızı sorgulamak yerine niye böyle bir itibarsızlaştırmaya gidiyoruz anlamış değilim. CHP'nin biraz tarihten ders çıkarması gerektiğini düşünüyorum. Vecihi Hürkuş'u açlığa mahkum ettiniz, Nuri Demirağ'ı batırdınız, Devrim otomobilini sabote ettiniz, şimdi geldiniz yerli otomobili itibarsızlaştırmak için elinizden geleni yapıyorsunuz.'

Peki bu 40 milyon avro meselesinin, aslı nedir?

Birincisi; Bu paranın çöpe gittiği suçlamalarının eder tutar bir tarafı yok.

İkincisi; Uluslararası pazarlarda yer edinmiş bir otomobil markasının fikri mülkiyet haklarını satın almak için, değerinin gerçekten çok altında bir para ödenmiş durumda. Yani ticari olarak iyi bir iş çıkarıldığını söyleyebiliriz.

Üçüncüsü; TÜBİTAK'ta yerli otomobil teknolojisini üretmek için kurulan platform, faaliyetlerini sürdürüyor ve onlarca Türk mühendis bu çalışmalarda görev alıyor.

Dördüncüsü; Bu platform sayesinde Türk mühendisler İsveç'li meslektaşlarıyla birlikte ilk defa otomobil teknolojisi konusunda ciddi mesafeler kaydediyor.

Fikri Işık'ın Sanayi Bakanlığı döneminde ortaya konan hedef, yerli otomobil teknolojisinin Arge kısmını yürütmek idi.

Seri üretim ve ticaret kısmının yine özel sektör eliyle yürütülmesi öngörülüyordu.

Bu durumda, yeni oluşturulan 5'li konsorsiyumun Gebze'deki platformdan yararlanmasının önünde bir engel bulunmuyor.

Hatta, bu işin daha kısa sürede tamamlanabilmesi için, 5'li konsorsiyumun bu platforma yönelmesi, çalışmalarını burada üretilen teknoloji üzerine bina etmesinde büyük fayda var.

Neden derseniz, işin uzmanları, sıfırdan bir yerli otomobil üretmenin şakasının olmadığını, bu işin 10 yıl alabileceğini söylüyor.

Mesela, Türkiye'de otomobil duayeni olarak bilinen Jan Nahum'un bir televizyon kanalında sarf ettiği sözlere bir kulak verelim:

Şöyle diyor Nahum:

'Normalde bir otomobilin üretim safhasına geçebilmesi 10 yılı bulur. Bu yüzden bu 5 gruptan oluşan ortaklı yapının çok hızlı bir şekilde çalışmalara başlaması lazım. Bu çok ciddi bir iş, magazin malzemesi yapılabilecek bir konu değil.'

Grubun çok hızlı hareket etmesi için önümüzdeki süreçte TÜBİTAK'ta oluşturulan platformdan destek almasını bekleyebiliriz.

Bu yapılmasa bile, orada oluşturulan ekip otomobil teknolojisi için çalışmaya devam edecek.

Mesele, bağcı dövmek değil, üzüm yemek meselesi olmalı.

Ortak derdimiz ne?

Türkiye'nin uluslararası pazarlarda da bir kıymet arz edecek, her şeyi yerli olan bir otomobili kısa süre içinde ve başarılı bir şekilde piyasaya sürmesi.

Zaten geç kalmış olan bu tren de kaçırılırsa, bugün bu işi kirli siyasetin çarklarına alet edenler, on yıllar sonra yerli otomobil için yapılan yeni bir hamleyi sabote etmekle suçlanacaklar.

Öyle bir durumda olacak olan bu.

Nasıl, 50 yıl önce, 70 yıl önce bir heves bu işlerle uğraşanların önünü kesilenler, bugün hayırla yad edilmiyorsa, o vakit olacak olan da budur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kasım başında Beştepe'de yapılan törende, Devrim otomobili projesinin benzini bittiği gerekçesiyle rafa kaldırıldığını söylemişti.

Asıl gerekçe bu değildi tabi.

Bu gecikmeler, Türkiye bir tarım toplumu olarak kalsın diyenlerin baskısına boyun eğenler yüzünden bu ülkenin başına gelmişti.

Otomobil

2020'nin En Çok Satan Otomobil Markaları

Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) verilerine göre, Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, bu yılın ilk 4 ayında 2019'un aynı dönemine göre yüzde 26,3 büyürken, satışlar bu yılın nisan ayı ile geçen yılın nisan ayı kıyaslandığında yüzde

Otomobil

MTV ödemelerinde yeni dönem!

1 Ocak itibarıyla başlayan 2018 yılına ait Motorlu Taşıtlar Vergisi'nin (MTV) ilk taksit ödemeleri mobil banka uygulamalarından kolayca yapılabiliyor